İçeriğinde kanserojen maddesi barındıran “Coca-Cola”, içecekleri ile insanları uzun yıllardır zehirlemiş.

“Coca-Cola” şirketi ürettiği ürünlerin içeriğini açıklamaktan ısrarla kaçmaya devam ediyor. Bu nedenle, şirketin dünya üzerinde  ürettiği “Coca-Cola”, “Fanta”, “Sprite”, “Freska”, “Bonaqua” gibi içeceklerinin içeriği konusunda en ufak bir fikir yok.

Önemli Not: ABD’nin California Stat Mahkemesi’nin birkaç gün önce kabul ettiği karara göre, “Coca Cola” ve “Pepsi Cola” şirketlerinin ürünlerinin içeriğinde bulunan karamel boyasındaki “5-metilimidazol” maddesi insan organizması için tehlikeli yani kanserojen.

Bu arada, ABD’de toplum yararına çalışan bir cemiyet geçen yılın Şubat ayından bu yana amonyum-sülfat içeren karamel boyaların kullanımının yasaklanması için mücadele ediyor.

Pemberton’un Reçetesi Başka Türlüymüş?

Bilindiği kadarıyla, Pemberton’un “Coca-Cola”sının içeriği kendisinin icat ettiği “Coca”, Afrika cevizi, çeşitli eter yağların karışımı, su ve karbon gazından oluşmaktaydı.

Görüldüğü gibi markanın ilk varolduğu dönemlerde “Coca-Cola”nın ürün etkin maddelerinin bilinirliği sır değildi. Bu durum karşısında  mantıksal bir soru akla gelmektedir: Peki şimdi bu maddeler neden gizlenmektedir? İşte bu husus haklı şüphelerin filizlenmesinde aktif rol oynamakta ve büyük ihtimalle sonuç şudur ki, şimdiki “Coca-Cola” ile Pemberton’un “Coca-Cola” sının reçeteleri arasında ciddi farklar var!

Acaba bu fark nelerden ibaret?

İçeceğin tarihçesinden anlaşılıyor ki, Coca Cola’nın bütün “sırrı” Pemberton’un “icat” ettiği “Coca” komponentindedir. Görülüyor ki günümüze ulaşıncaya kadar bu bileşenin içeriği ciddi değişikliğe uğrayıp ve bu, hiç de içeceğin kalitesinin iyileşmesine ve sanitasyon-tıbbi güvenliğinin güçlenmesine hizmet etmemektedir.

Büyük ihtimalle, Pemberton’un “Coca”sının reçetesi istisnasız olarak doğal besin bileşenlerinden oluşuyordu. Çünkü o dönemlerde kimya bilimi şimdiki düzeyde gelişmemişti. Sonra ki dönemlerde ise büyük kazanç güden çevreler tarafından bu bileşenlerin bir kısmı veya tamamı yapay-sentetik-kimyasal maddelerle yer değiştirildi.

Böyle düşünmek için çok fazla neden var. Gıda endüstrisinde kullanılan doğal gıda hammaddeleri, son yıllarda oldukça yaygın kullanılan sentetik hammaddelerden bir hayli pahalıdır ki, kullanıldığı takdirde ürünün maliyet değerinin bir hayli yükselmesine yol açıyor.

“Coca-Cola” nın tehlikeli sırrı

“Qrinpis USA” şirketi tarafından üretim sürecinde genetik modifikasyonlu inkridiyentlerden kullanan şirketlerin listesinde “Coca-Cola”, “Pepsi-Cola” şirketlerinin de isimleri var.

“Coca-Cola” nın içeriğinde gizli kompanentin olmasını firma kendisi gizlemiştir. Ürünün etiketinde şeker, fosfat asit, kafein, karamel ve karbonat haricinde bugüne kadar gizlenen belirsiz bir maddenin varlığı da biliniyor.

Yapılan araştırmalar gösteriyor ki, bu ekstrakt doğal “karmin” boyası veya “koşenil” gıda uygulamasından ibarettir. “Koşenil” ilavesi kırmızı boya böceğinden elde edilir. Gıda endüstrisinde karmin asit olarak bilinir ve E-120 uluslararası Endeksi ile tanınıyor.

Psikolojik reklam saldırısı

Dünyanın her yerinde “Coca-cola” geleneksel agresif reklam politikasını bütün gücüyle sürdürmektedir. İlginç bir nokta  bu reklamların hedef kitlesi genellikle gençlik kesimidir. Olağan halde aklı başında olan normal bir kişi içeriğini bilmediği şüpheli sıvıya para vermez ve onu içmez! Fakat, gençlerin ve gençliğin bilgi düzeyi, hayat tecrübesi az olduğundan bu kategori hedef grubu olarak seçildi.

“Cola” içeceklerinin katı paraşokdan ve yapay kimyasal maddeden hazırlandığını şirketin fabrikasında çalışanlar da teyit ediyor.

Olgu şudur ki, ustalar paslanmış vidaları açmak için üzerine “Coca-Cola” ve “Pepsi-Cola” döküyor. Bir fincan “cola” nın içerisine atılmış etin 5-10 dakikadan sonra ne hale geldiğini görmüşsünüzür.

“Cola” içeceklerinin gizli misyonu var?

Son araştırmalara göre, “Coca-Cola” nın düzenli kullanımı zayıflık ve kasların felç olmasına da neden oluyor. Öyle ki, İngiltere hastanelerinin birinde yapılan araştırma sonucunda “Coca-Cola” içeceğini kullanan kişilerin kanında potasyum maddesi tespit edildi. Doktorlar kanda potasiumun oluşmasına neden olan söz konusu içeceğin insan vücuduna bir çok olumsuz etkilerinin de olduğunu kanıtladıklarını belirtmektedirler.

Araştırmada yer alan uzmanlar 4-5 litre “Coca-Cola” içen Avustralyalı köylünün akciğer kanseri hastalığına yakalandığını tespit etti. Doktorlar “Coca-Cola” dan kullanan kişilerde şeker, mide-bağırsak, diş ve kemik hastalıklarına daha fazla rastlandığını da söylemekteler.

Bazı toplumcu bilim adamları; bu içeceklerin küresel deney niteliği taşıdığını iddia ediyor. İnsanlarda kısırlık, impotensiya vb. ağır hastalıklara yol açıyor, genetik düzeyde mutasyona sebep oluyor.