Tag Archive: ufolar video ufolar varmı


Geçen yüzyılda, denizaltı USO’ları hakkında pek çok gözlem yapılmıştır. Bunlardan bir kısmını, konuya daha bir açıklık getirici oldukları için aşağıda veriyoruz.

1845 Yılında, Antalya Açıklarında Görülen USO’lar

Report of the British Association, 1888 – 30:
Malta Times gazetesine göre, 18 Haziran 1845’de Victoria yelkenli gemisinden, Türkiye, Antalya’nın yaklaşık 1350 km. Doğusunda (Enlemi 36″ 40’56” Kuzey: Boylamı 31° 44’36” Doğu), yelkenlinin 750 m. kadar açığında, denizden üç tane parlak cismin çıktığı görülmüştü, Cisimler yaklaşık on dakika süreyle izlenebildiler.

Bu olay hiçbir zaman incelenmedi ama, bu sansasyonel tezahür üzerine sanki kendiliklerinden gönderilen, başka gözlemlere ait başka öyküler de Profesör Baden – Powell tarafından yayımlandı.

Victoria yelkenlisinin olay sırasında bulunduğu noktanın 1350 km. kadar batısında, Anadolu’daki Antalya kenti yer alır. Victoria’nın kaptanının rapor ettiği gözlemin yapıldığı sıralarda, Rev. F. Hawlett, F.R.A.S. de Antalya’da bulunuyordu. Aynı tezahürü o da görmüş ve Prof. Baden – Powell’e olayla ilgili bilgiler göndermişti. Rev. Hawlett’in görünüşe göre, söz konusu cisim, ortaya çıktıktan sonra parçalara ayrılmıştı. Rev. Hawlett’in gözlemi yirmi dakika ile yarım saat arasındaki bir süre boyunca sürmüştü.

1848 Yılında, Bir Mektupta Anlatılan USO’lar

Athenaeum, 1848-833:
İngiliz Cemiyeti’nin (British Association) 1848 yılındaki bir toplantısı sırasında Sir W.S. Harris, kendisine gönderilen bir mektubun muhtevasını açıklamıştı. Bu mektupta, «tayfaların, yuvarlanan, ateşten değirmen taşkın olarak tarif ettikleri iki tane ateşten tekerleğin» döne döne üzerine geldiği bir yelkenliden bahsediliyordu. «Tekerlekler yakma geldiğinde dehşetli bir sadmeye maruz kaldık; gabya çubukları (topmasts) paramparça, olmuştu.» O sırada kuvvetli bir kükürt kokusunun duyulduğu da belirtiliyordu.

1875 Yılında, Meksika Açıklarında Görülen USO’lar

Nature dergisinin aynı (20’nci) sayısının 428. sayfasında, E. L. Moss imzalı bir kişi, Nisan 1875’de E.M.S. Bulldog adlı gemiyle Vera Cruz’un (Meksika) birkaç kilometre kuzeyinde yol alırken, denizin yüzeyinden hızla geçip giden bir dizi ışık hattı gördüğünü yazıyordu.

1879 Yılında, Basra Körfezi’nde Görülen USO’lar

Nature, 20-291 :
İngiliz Donanmasında Hidrografi uzmanı olan Kaptan Evans’ın İngiliz Deniz Kuvvetleri Komutanlığına sunduğu bir raporun mahiyeti :

H.M.8. Vulture gemisinin Komutanı J. E. Pringle, Enlemi 26° 26′ Kuzey ve boylamı 53° 11′ Doğu olan bir nokta üzerinde — Basra Körfezinde — 15 Mayıs 1879 günü, sularda büyük bir hızla seyreden parlak dalgalar ya da çırpıntılar görmüştü. Bu vakada, elimizde, bu tür ışıkların kökeninin su yüzeyinin altında bir yerde bulunduğuna dair kesin bir bilgi vardır:

«Bu ışık dalgaları su yüzeyinden oldukça aşağılara kadar uzanıyordu,» denilmekte ve bu ışık dalgalarının Vulture gemisinin altından geçtiği belirtilmektedir.

«Doğuya doğru bakınca, o yönde yer alan bir merkez çevresinde dönen ve parmaklan aydınlatılmış olan bir tekerlek görüntüsü göze çarpıyordu. Batı yönünde ise, buna benzeyen, fakat aksi yönde hareket eden bir tekerleğin daha döndüğü görülüyordu.»

 Komutan Pringle’a göre, bu huzmeler tek bir tekerlek oluşturuyorlardı ve çift tekerlek görüntüsü bir göz aldanmasıydı. J.E. Pringle, huzmelerin yaklaşık 7,5 m. genişliğinde ve aralarındaki boşlukların da 30 m. kadar olduklarını tahmin etmekte ve diğer doneleri de şöylece sıralamaktadır :

Işıklı görüntünün hızı =  – 130 km./saat
Gözlem süresi                = –  35 dakika
Gözlem zamanı                 =        21.40

Bu ilginç gösteri öncesi ve sonrası, Vulture, deniz üzerinde yüzen bir maddenin, «yağlı bir görünüm arzeden balık yumurtaları» olarak tarif edilen parçacıkları arasından geçmişti.

1880 Yılında, Basra Körfezi’nde Görülen Dev USO

Knowledge, 28 Aralık 1883:
«Mümtaz gazeteniz Knowledge”da meteoroloji olaylarıyla ilgili birçok habere rastlamış olduğumdan, İngiliz Hindistan Şirketime (British India Company) ait Patna gemisi ile Basra Körfezinde yol alırken gördüğüm ve aşağıda anlattığım olayın bir açıklamasını rica etmek cesaretini gösteriyorum. 1880 yılı Mayıs ayının karanlık bir gecesiydi. Saat 23.30 sularında, aniden, geminin her iki yanında birden, parmaklarıyla sanki gemiyi yalarcasına ekseni çevresinde hızla dönen muazzam bir parlak tekerlek 58 belirdi. 200 – 300 m. uzunluğunda görünen tekerlek parmakları kız okullarındaki falaka değneklerini andırıyordu. Her bir tekerleğin onaltı kadar parmağı vardı ve tekerlekler yaklaşık 500 – 600 m. çapında olmalarına rağmen, tüm çember boyunca parmaklar net bir şekilde seçilebiliyordu. Yakamozu andıran bu parlaklık sanki, denizin yüzeyine yapışmış bir halde kayıyor gibiydi; denizin yukarısında, havada, hiçbir ışık görülmüyordu.

Tekerleklerin görünümü, tam anlamıyla, bir kayığın içerisinde ayakta durup kısa odaklı bir lambayı, döne döne, yatay bir şekilde suyun yüzeyi üzerine tutmak suretiyle canlandırılabilirdi. Şunu da belirtmeliyim ki, bu olay, ayrıca, Patna’yı yöneten Kaptan Avern ile üçüncü kaptan Bay Manning tarafından da görülmüştür.

Lee Fore Brace.
«Hamiş — Tekerlekler, yaklaşık yirmi dakika süreyle gemiyle birlikte yol aldılar — L.F.B.»
Bu son derece ilginç gözlemini çürütmek isteyenleri yanıtlamak üzere 25 Ocak 1884 tarihli Knowledge gazetesine bir mektup daha yazan Bay «Brace», imzasını «J.W. Roberteon» olarak atmıştı.

1880 Yılında, Malabar Açıklarında Görülen Dev USO’lar

Nature, 21-410:
A.H.N. Şirketi’nin Shahjehan gemisinde kaptanlık yapan R.E. Harris, Calcutta’da yayımlanan 21 Haziran 1880 tarihli Englishman gazetesine gönderdiği bir mektupta şunları anlatıyordu :

1880 yılının 5 Haziran günü saat 22.00’de, Malabar sahili açıklarında, açık bir gökyüzü altında sakin sularda seyrederken, o ana kadar gördüğü hiçbir şeye benzemeyen öyle bir şey görmüştü ki, gemisini durdurmak zorunluluğunu hissetmişti. Gördüğü şeyi, aralarında boşluklar bulunan   parlak ışık dalgaları olarak tarif ediyordu.

Suyun üzerinde de ne olduğu belirlenemeyen bir maddeye ait parçacıklar yüzüyordu. Bu tür olaylarda «denizde yakamoz» şeklinde yapılan klâsik açık olaylarda «denizde yakamoz» şeklinde yapılan klâsik açıklamanın doğrultusunda düşünen kaptan, önce bu maddeden kuşkulanmıştı. Ancak, kaptanın düşüncesine göre, kendisi ışık neşretmeyen bu madde de denizin diğer kısmı ile birlikte, muazzam ışık huzmeleri tarafından aydınlatılıyordu. «Işık dalgalan birbirini izledikçe, burada, insanın düşünebileceği en görkemli ve gez alıcı, aynı zamanda da heybetli manzaralardan birine tanık olunuyordu.»

Suyun üzerinde yüzen maddeyi, su altındaki bir aracın, motorundan çıkan, kaim ve yağlı bir akıntı olsa da olmasa da olayın bir doğal sonucu olarak mütalaa etmeliyiz.

1885 Yılında, Büyük Okyanus’ta Görülen Dev USO

Science, 5 – 242’de yayımlanan öykü, Washington’daki Hidrografi Dairesi’ne San Francisco’daki şubelerinden gönderilen bir malumattan alınmadır. 24 Şubat 1885 tarihinde, gece yarısı, Büyük Okyanus üzerinde Enlemi 37″ Kuzey ve Boylamı 170° Doğu olan bir noktada ya da Japonya’nın doğusundaki Yokohama ile Kanada’nın güney­batısında yer alan Victoria arasındaki bir yerde, Innerwich yelkenlisinin kaptanı, gökyüzünde alışılmamış bir şey gören ikinci kaptan: tarafından uyandırılmıştı. Kaptanın uyanıp da ayağa kalkması oldukça vakit almış olmalıdır.

Güverteye çıkan kaptan, gökyüzünün, bir yangın yeri gibi kırmızıya dönüştüğünü gördü. «Birden, geminin üzerinde, izleyenleri tamamıyla kör eden, iri bir ateş kütlesi beliriverdi.» Bu ateşten kütle, sonra, denize daldı. Objenin cesameti, denize dalarken çıkardığı ve «sağır edici» bir gürültü ile gemiye doğru hücum ettiği söylenen su kütleşinin büyüklüğünden anlaşılabilir. Yelkenli, arka kısmından bir darbe yedi ve «geminin ilerisinden, kükreyen beyaz bir deniz geçti.»

«Eski, tecrübeli bir denizci olan kaptana göre, bu manzaranın dehşeti tarif edilemezdi.»

1887 Yılında, Kanada Açıklarında Görülen Dev USO

Nature, 37 – 87 ile L’Astronomie, 1887 – 76’da yayımlanan bir habere göre «iri bir ateş topu» şeklinde tarif edilen bir objenin, Kanada, Newfoundland’ın güney-doğusunda yer alan Race Burnu (Cape Race) yakınlarında denizden çıkarak yükseldiği görülmüştü. Objenin, onbeş metrelik bir yükseldiğe ulaştıktan sonra geminin yakınlarına geldiği ve sonra da uzaklaşarak yaklaşık beş dakika süreyle izlendiği anlatılmaktadır. Nature dergisinin varsayımı bunun bir «şimşek topu» olması üzerindeydi ama, Flammarion, «Gökgürültüsü ve Şimşek» (Thunder and Lightning) adlı kitabının 68. sayfasında, objenin devasa boyutlara sahip olduğunu söylüyordu.

Amerikan dergisi Meteorological Journal’da. (6 – 443) bu olayın ayrıntıları da veriliyordu. 12 Kasım 1887’de İngiliz Siberian gemisinden olayı gözlemleyenler, objenin, çekip gitmeden önce «rüzgâra karşı» yol aldığını belirtiyorlardı. Gemiyi yöneten Kaptan Moore, aynı yerde daha önce de bu tür tezahürler gördüğünü söylemişti.

1891 Yılında, Çin Denizinde Görülen USO’lar

L’Astronomie, 1891-312:
Bir muhabirin yazdığına göre, Ekim 1891’de, Güney Çin Denizi’nde, projektör ışıklarını andıran ve projektör ışıklarının tarayışı gibi hareket eden ışık huzmeleri görmüştü.

1901 Yılında, Basra Körfezi’nde Görülen Dev USO’lar

Journal of the Royal Meteorological Society, 28-29 :
Kilwa gemisini yöneten Kaptan Hoseason’ın Kraliyet Meteoroloji Derneğimde (Royal Meteorological Society) okuduğu bir rapora göre, kaptan, 4 Nisan 1901 tarihinde, saat 20.30 sularında Basra Körfezinde seyretmekteydi. Gene kaptanın ifadesine göre, «… sularda yakamoz görülmüyordu.»

Birden, devasa ışık huzmeleri — ancak, kaptan, «dalgacıklar» kelimesini kullanmaktadır — belirdi. Denizin yüzeyi üzerinde ortaya çıkan huzmeler birbirini izledi. Bu soluk ışıklar yaklaşık onbeş dakika içinde sönerek kayboldular: Birden belirmiş ve yavaş yavaş sönmüşlerdi. Huzmeler, saatte yaklaşık 90 km’lik bir hızla dönmekteydiler.

1906 Yılında, Umman Körfezi’nde Görülen USO’lar

Journal of the Royal Meteorological Society, 32-280.
Blackheath, İngiltere’den Bay Douglas Carnegie’nin gönderdiği bir mektubun özeti.

1906 yılında bir gün — «Sen yolculuk sırasında, tuhaf ve olağandışı bir elektrik olayına, tanık olduk.» D. Carnegie, Umman Körfezi’nde (Umman Körfezi, Basra Körfezi’nin ağzında yer alır), görünürde hareket etmeyen yakamozdan oluşmuş bir sığ bölge görmüştü: Fakat, söz konusu bölgenin yirmi metre kadar yakınma ulaşıldığında, «geminin pruvalarını, saatte 90 ile 300 km. arasında diyebileceğimiz müthiş bir hışla yalayıp geçen parlak ışık huzmeleri ortaya çıktı. Bu ışık huzmeleri, oldukça düzenli bir şekilde, 6 metrelik aralıklarla yer alıyorlardı.»

Yakamoz elma ihtimaline gelince — «Bir kova dolusu su çekerek mikroskobun altında inceledim, ancak anormal hiçbir şeye rastlayamadım.» D. Carnegie, ışık huzmelerinin deniz yüzeyi altındaki bir şeyden neşrolunması ile ilgili olarak da şunları yazıyordu: «Işık huzmeleri bize önce borda tarafından çarptı ve şunu farkettim ki, araya giren gemimizin bunların üzerinde hiçbir etkisi yoktu; huzmeler sanki geminin içinden geçip gitmişçesine rüzgâr attı tarafından tekrar ortaya çıkıyorlardı.»

1907 Yılında, Malakka Boğazı’nda Görülen Dev USO’lar

Journal of the Royal Meteorological Society, 33-294:
P&O’ya ait Delta gemisinin ikinci kaptanı S.C. Patterson’un yazdığı bir mektuptan bir bölüm:
Malakka Boğazı (Sumatra ile Singapur arası), 14 Mart 1907, saat 02.00 —
«… huzmeler sanki bir merkez çevresinde dönüyormuş gibiydiler — bir tekerleğin parmaklarını andırır şekilde — yaklaşık 300 metre uzunluğunda görünüyorlardı.» Bu olay yarım saat kadar sürmüş, bu süre boyunca dokuz ya da on kilometre kadar yol alınmış ve sonra da aniden ortadan kaybolmuştu.

1909 Yılında, Malakka Boğazı’nda Görülen Dev USO

Scientific American, 106 – 51:
Danimarka Meteoroloji, Enstitüsünün yayımladığı Nautical Meteorological Annual’da., Danimarka Doğu Asya. Şirketi’ne ait «Rintang» gemisinin Kaptanı Gabe’in tanık olduğu «görülmemiş bir olay» ile ilgili bir rapor yer alıyordu. 1909 yılının 10 Haziran günü, saat 03.00’de Malakka Boğazı’ndan geçerken, Kaptan Gabe, suyun yüzeyine yapışmış bir şekilde dönmekte olan devasa bir ışık tekerleği görmüştü — «Bir merkezden uzun kollar çıkıyor ve bütün bu sistem bu merkezin çevresinde dönüyor gibi görünüyordu.» Görüntü öylesine dev boyutlardaydı ki, merkezî kısmı ufka yakın bir yerde bulunuyor ve bir bakışta ancak yarısı görülebiliyordu. Kaptanın gözlemi onbeş dakika kadar sürmüştü. Sonra, ileriye doğru harekete geçen bu devasa tekerleğin parlaklığı ile dönme hızı giderek azalmış ve merkezî kısmı geminin tam önüne geçmişken ortadan kaybolmuştu. Muhtemelen, ışığın kaynağı giderek derinlere dalıyor ve aynı zamanda yavaşlıyordu.

Danimarka Meteoroloji Enstitüsü bir başka olayı daha rapor etmektedir:
Hollanda bandıralı Valentijn gemisini yöneten Kaptan Breyer, 12 Ağustos 1910’da, geceyarısı Güney Çin Denizi’nde yol alırken, dönmekte olan parıltılar görmüştü. «Hızla dönen yatay bir tekerleğe benziyordu.» Bu kez, görüntünün, suyun yukarısında yer aldığı belirtilmektedir. «Olayı gözlemleyenler arasında, kaptan, ikinci ve üçüncü kaplanlar ile birinci mühendis de bulunuyordu ve olay hepsinin de üzerinde huzur kaçırıcı bir izlenim bırakmıştı.»
Bu devasa ışıklı tekerleklerin, önlerine çıkan maddî engelleri unufak ederek Okyanus’ a daldıkları da görülmüştür.

( USO – OINT, Deniz Altı Uygarlığı – Bilim Araştırma Merkezi )

İsveç ile Finlandiya arasındaki denizin dibinde UFO’ya ait olabileceği düşünülen bir kalıntı bulundu.

Araştırmacılar, bunun Dünya’nın uzaylılar tarafından ziyaret edildiğinin somut göstergesi olabileceğini belirtiyor.

Daily Mail’in haberine göre, araştırmacılar asırlık bir gemi batığını sonarla tararken, deniz yatağında UFO’ya benzeyen bir nesne saptadı.

Deniz dibi keşif ekibi, söz konusu objenin etrafındaki kumda izler olduğunu, bunun da UFO’nun düştükten sonra bir nevi patinaj yapmış olabileceğini gösterdiğini düşünüyor.

Araştırmanın başkanı Peter Lindberg, bunun yeni bir “Stonhenge” (İngiltere’de bulunan ve gizemini hala koruyan devasa taş çember) olmasının da ihtimal dahilinde olduğunu ifade etti.

Lindberg, Botni körfezi’nin dibinde bulunan objenin genişliğinin 18 metre kadar olduğunu ve deniz yatağında çok açık bir şekilde görülebildiğini belirterek “Bu işi yaparken birçok garip nesneye rastlarsınız ancak bu meslekte geçirdiğim 18 yılda böyle bir şeye hiç rastlamadım. Bunun biçimi gerçek bir daire” dedi. Lindberg, “Bu bir UFO ise paha biçilmez bir bulgu” dedi.

Bulgu UFO’cuları heyecanladırırken İsveç’te gazeteler haberi birinci sayfalarında duyurdu.

Kaynak: cosmostv, ntvmsnbc

Takip Et

Her yeni yazı için posta kutunuza gönderim alın.